İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Parmak izi gibi benzersiz eserler bu sergide


Taklitlerini sanatkârlarının bile yapamayacağı akkase ebrular görenleri adeta büyülüyor. Rengârenk bulutları andıran desenlerin altın oranlı sülüs hattıyla harmanlandığı “akkase” ebrular hayran bırakıyor.

Bursa’da Zafer Plaza Sergi Salonu’nda üç ebru sanatkârı Abdullah Furat, Cahide Abanoz ve Tülay Toğal tarafından açılan sergi âdetâ göz kamaştırdı. Ebru ile hattın aynı tabloda buluştuğu eserler büyük ilgi gördü. Ebrulu kâğıtlara hat sanatının tatbik edildiği teknik “akkase ebru” olarak biliniyor. Hezarfen Necmeddin Okyay tarafından keşfedilen bu teknik, ebru sanatının en zor dallarından biri. Akkase ebru; negatif ve pozitif şablonlar kullanmak ya da ebru kâğıdına yazıyı mürekkep yerine zamk-ı Arabî ile yazmak suretiyle icra ediliyor. Her seferinde kâğıt ebru teknesine tekrar titizlikle daldırılıp çıkarılıyor. Zamk sürülü yer boyayı tutmadığı için bu kısımlarda harfler teşekkül ediyor. Harflerin etrafı ise, ebrunun eşsiz mermer damarlı desenleriyle bezeli kalıyor.

Parmak izi gibi eşsiz

Asırlarca kitaplar ve enfes yazıları süsleyen ebruyla günümüzde Avrupalılar da tanıştı. Ebruyu sahiplenmeye çalışan batılılar buna “marbling” (mermerimsi) diyor. Geleneksel Türk-İslâm sanatlarından ebru, “bulutumsu” anlamına geliyor. Bir nevi hafif zamk olan kitreli suyla dolu tekneye, mermer desteseng ile saatlerce, hatta günlerce ezilen toprak boyalar serpiliyor. Sığır ödü katılan bu ince toz boyalar suda dalga dalga açıldıkça hâreleniyor. Boyalar, gül dalına sarılı at kılı fırçalarla ve özel parmak hareketleriyle serpiliyor. Buna “battal ebru” deniyor. Biz yardımıyla yapılan çiçek desenli ebrular “hatip ebrusu” diye tabir ediliyor. Tarakla boyanın hareketlendirildiği tekniğe “taraklı ebru” deniyor.

Kitreli suya at kılından düşen boya damlalarının bir daha aynısını tekneye düşürmek imkânsız olduğu için, her eser kendine has oluyor. Aynı eseri sanatkârının bile tekrar taklit etme ihtimâli yok. Ebru, son derece göz alıcı ve kişiyi transa sokucu, ihtişamlı bir sanat. Şimdilerde ticarî gayelerle ve hazır boyalar kullanılarak çocuklara bile öğretilse de, icra edilmesi ve öğrenilmesi seneleri alan zor bir sanat dalı.

Televizyonda gördüler, ebrûzen oldular

Ebru sanatçısı Abdullah Furat, “Biz üç ebrusever olarak bu sanata, televizyonda Alparslan Babahan’ı görerek başladık. 2007 yılında Irgandı Köprüsü’nde ebru kursuna başladık ve bugünlere kadar geldik. 2015 yılında ise İstanbul Yeni Kapı Mevlevihanesi’nde icazet almak nasip oldu. Yaptığımız ebru çeşitleri; çiçekli ebru, akkase ebru, hatip ebru ve battal ebru gibi çeşitlerimiz var. Ama en zoru ise akkase ebru. Çünkü akkase ebru, hat levhalarının battal ebru ile yapılma şeklidir. Önce hafif bir zeminde ebru üzerine hat kalıbı kesilerek yapıştırılıyor. Sonra battal ebru üzerine tekneye yatırılıp çekiliyor. Kalıp çıkarıldığında yazının olduğu yer battal ebru olarak kalıyor ve zemini de kapalı olduğu için başka boya almamış ve iki renkli olmuş oluyor. Akkase ebru bu şekilde yapılıyor. Sergimiz on gün daha açık kalacak” dedi.

Ebrulu hat tabloların fiyatları ise bin liradan başlayıp 5 bin liraya kadar çıkıyor.

Print Friendly, PDF & Email

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir