İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bu tabelalar aylardır dikilmedi


Osmanlı Devleti kuruluş döneminin önemli tarihi şahsiyetlerinden olan Bilecik’teki Dursun Fakıh ve Abdullah Mihalgazi’nin türbelerinin bulunduğu yerlere gösteren ve yol bakım onarım çalışmalarında yerlerinden çıkartılan karayolu yön tabelaları, aylardır yeniden dikilmeyi bekliyor.

Bilecik’ten Söğüt ilçesine giden karayolunun 18’inci kilometresindeki yol ayrımında bulunan tabelalar, terk edilmiş bir halde bekliyor. Eskişehir yönünden Söğüt ilçesine, oradan da Bilecik’e bağlanan yolun sağ tarafından bulunan tabelalar yerlerini korurken, karşı yönde gelen araçlar için dikilen sol taraftakiler, geçtiğimiz Ağustos ayında yapılan yol genişletme ve onarım çalışmaları sırasında söküldü. Yol kenarında bir ağaca dayatılan tabelalar aylardır yeniden dikilmeyi bekliyor. Bilecik tarafından gelen ve bölgeyi bilmeyen araç sürücülerinin türbelerin bulunduğu yeri bilmelerin oldukça zor olduğu belirtiliyor. Bölgenin önemli tarihi şahsiyetlerine ait olan ve çok sayıda yabancı ziyaretçisi bulunan türbelerin tanıtımı için tabelaların önem arz ettiği kaydediliyor.

Dursun Fakıh türbesi Söğüt ilçesine bağlı Küye köyünde

Dursun Fakıh: Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna şahitlik etmiş bir Türk Bilgini olan Dursun Fakıh Karaman’da doğmuş olup, Şeyh Edebali’nin öğrencisidir. Dursun Fakıh; tefsir, hadis, fıkıh ilimlerini okumuştur. Osmanlı Devletinin kuruluşuna şahitlik etmiş bir Türk Bilginidir. Şeyh Edebali’nin kızı ile evlenerek damadı, Osman Gazi ile de bacanak olmuştur. 28 Eylül 1299 yılında Karacahisar fethedildikten sonra Osman Gazi adına Cuma Hutbesini okuyup, Cuma Namazını kıldırmıştır. Böylece, hem Osman Gazi’nin hür ve tam istiklâl sahibi bir Devlet Başkanı olduğunu, hem de Osmanlı Devletinin istiklâlini dünyaya ilan etmiştir. Edebali’nin tedrisinden geçerek kadılık, imamlık ve hatiplik yapan Dursun Fakıh, Osmanlı Devleti’nin kuruluşundaki en önemli manevi liderlerinden biridir. Dursun Fakıh, Osmanlı Devletinin ilk imam-hatibi ve ilk kadısı olma şerefini de elde etmiştir. ’Gazavetname’ adlı bir eseri bulunmaktadır. Anadolu’da milli birlik ve milli kültür birliğinin oluşmasına hizmet eden bir Türk Büyüğüdür. 1327 yılında vefat etmiştir.

Mihal Gazi türbesi İnhisar ilçesi Harmanköy’de

Abdullah Mihalgazi (Köse Mihal): Aslen Bizans İmparatorluğu’nun Harmankaya Tekfuru idi. Osman Gazi’ye bağlı Eskişehir beyi ile yaptığı savaşta esir düşmüş, yiğitliği ve kahramanlığı sebebiyle Osman Gazi tarafından affedilmiştir. 1313 yılında Müslüman olarak ’Abdullah’ adını alan Mihalgazi, Osman Gazi ile iyi bir dostluk kurarak onunla birlikte bütün savaşlara katılmıştır. Mihalgazi 1327 yılında Yenişehir’de vefat etmiş ve Bilecik’in İnhisar ilçesine bağlı Harmanköy’deki türbesine defnedilmiştir. Askeri Müze koleksiyonları içerisinde yer alan kesici silahlarla ilgili envanter güncelleme çalışmaları esnasında 1564 numaralı kılıcın, Köse Mihal’e (Abdullah Mihalgazi) ait olan kılıç olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu eser Askeri Müze’nin Osmanlı Devleti’ne ait olan en eski eseri olarak kayıt altına alınmıştır.”

Print Friendly, PDF & Email

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir