İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ASO Başkan Yardımcısı Ardıç: “Düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde Türk sanayicisinin rekabet gücünün korunması gerekiyor”


Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkan Yardımcısı Seyit Ardıç, “Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımının bir parçası olan düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde Türk sanayicisinin rekabet gücünün korunması gerekiyor” dedi.

ASO Başkan Yardımcısı ve ASO 2. OSB Başkanı Seyit Ardıç, İskoçya’nın Glasgow şehrinde yapılan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı (COP26) etkinlikleri kapsamında düzenlenen “İklim Değişikliğine Sektörel Yaklaşımlar” panelinde ASO 2. OSB’nin yeşil dönüşüm ve çevre ile ilgili çalışmaları hakkında bilgi verdi. Moderatörlüğünü İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği Başkanı Dr. Baran Bozoğlu’nun yaptığı panelde ayrıca Ankara Ticaret Odası Başkan Yardımcısı ve Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz ve Akademi Çevre AŞ. İklim ve Çevre Müdürü Piraye Gök de birer konuşma yaptı. ASO 2. OSB’nin konuyla ilgili yaptığı çalışmaları anlatan Ardıç, şunları kaydetti:

“Günümüzde büyük bir iklim kriziyle karşı karşıyayız. İklim değişikliği, insanlığın geleceğini tehdit eden ve küresel ekonomiyi temelden etkileyen en önemli ekolojik sorundur. Bu yıl ağustos ayında yayımlanan IPCC kırmızı kodlu iklim raporu, şimdiye kadar en güçlü terimlerle küresel sıcaklığın arttığını, okyanusların ısındığını, buzulların geri çekildiğini, aşırı hava koşullarının daha da yoğunlaştığını ve küresel deniz seviyesinin yükseldiğini tespit ediyor. Rapora göre bunun arkasında kesinlikle insan faaliyeti var. Dünya 2020’lerde emisyonları önemli ölçüde azaltabilse ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşabilse bile sıcaklık artışı hala ancak 1,5 C ile sınırlanabilecek. Yaşam tarzımızın, üretim ve tüketim kalıplarımızın yeniden tanımlandığı bu dönemde yalnızca azaltım stratejilerine odaklanmak yeterli olmayacak. Yarın tüm fosil yakıtlara son versek bile iklim değişikliğinin birçok sonucu şimdiden bizimle ve gelecekte de bizimle olmaya devam edecek.”

İklim değişikliği ile mücadelede sanayide enerji tüketimini ve proses emisyonlarını azaltacak yeni teknolojilerin geliştirilmesinin, yenilenebilir kaynak kullanımının arttırılması için negatif emisyon teknolojilerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Seyit Ardıç, “Hammadde tüketiminde verimliliğin arttırılması için sanayide çevreye duyarlı üretim modelleri ile geri dönüşüm ve sıfır atık yöntemlerinin kullanılması, döngüsel ekonomi yaklaşımının benimsenmesi oldukça önemli. Bununla birlikte sürdürülebilir kalkınma yaklaşımının bir parçası olan düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde Türk sanayicisinin rekabet gücünün korunması gerekiyor” dedi.

Türk sanayisi olarak riskleri yönetmek ve kaçınmak noktasında performansı geliştirmek ve geçiş dönemi fırsatlarını yakalamak üzere hazırlıklı olmaları gerektiklerini ifade eden Ardıç, “Bu kapsamda risk değerlendirmelerimizin iklim risklerini de kapsaması ve finansal olmayan değerlemelerinin yapılması sürdürülebilir kalkınma ve rekabetçilik için bir koşul haline gelmiştir. ASO 2. OSB olarak üyelerimize yönelik faaliyetlerimizi bu bilinçle şekillendiriyoruz” diye konuştu.

Organize Sanayi Bölgesi (OSB) modelinin “çevre odaklı sürdürülebilir ekonomik büyüme” yolunda sanayicilerin önemli bir destekçisi olduğunu düşündüklerini dile getiren Ardıç, “Çünkü OSB’ler, sanayi tesislerinin tek başına üstlenemeyecekleri su, elektrik ve kanalizasyon altyapısı, arıtma tesisi gibi yatırım ve işletme maliyeti yüksek hizmetleri sunarak çevre kirliliğinin önlenmesine çok önemli bir katkıda bulunuyor” dedi.

Print Friendly, PDF & Email

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir